Türkiye’nin en renkli şehri Adana nasıl bir yer ?

Bilinenler dışında Adana

Yazıyı Paylaş

Gerek sosyal medyada tuhaf paylaşımlarıyla gerekse televizyonda izlediğimiz haberlerden dolayı ülke olarak Adana’nın nasıl bir şehir, Adanalıların nasıl insanlar olduğuna dair kafada deli sorular var. Kendine özgü bir kent kültürü olan Adana’nın özerk bir cumhuriyet olduğunu söylesek kimse şaşırmaz. Çünkü Adana başlı başına üzerinde güneşin hiç batmadığı bir gezegen gibi hareket ediyor. Kentte sürekli kendini besleyen bir potansiyelin olması, insanların samimi, gösterişten uzak yaşaması, havasının insanın sinirlerini hoplatacak derecede sıcak olması ilginçlikleri de beraberinde getiriyor. Peki Adana nasıl bir yerdir, Adana insanı bu büyülü şehirde yaşamını nasıl sürdürür ?

 

Adana şehri Seyhan ve Yüreğir olarak 2 yakaya ayrılmıştır.. Seyhan daha nezih ve refah düzeyi yüksek muhitlerden oluşur, Yüreğir son yıllarda çok ilerleme kaydettiyse de nispeten geri kalmış ve sürekli vukuat çıkan mahalleleri de mütemadiyen bir bölgede bulunuyor. Özellikle gazetede ve televizyonda çıkan bir çok şiddet içerikli haberlerin bir çoğu şehir dışından Adana’nın bu muhitlerine yerleşen sorunlu tipler tarafından gerçekleşir. Sırf bu yüzden Adana ön yargıların başkentidir.

2

Türkiye’de 3 çeşit üniversite vardır:

1- Devlet üniversitesi
2- Özel üniversite
3- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ

Türkiye’nin en büyük kampüsüne sahip, kartpostalları andıran manzarasıyla Çukurova Üniversitesi adeta tatil köylerini andırır. Mezun olmak istemezsin. Şehir dışından bin bir ön yargı ile gelen öğrenciler mezun olacakları sene ağlayarak döner bu üniversiteden ve hiçbir zaman yaşadıkları anıları, şahit oldukları güzellikleri unutamazlar. Üniversitenin maskotu Sakızcı Mahmut abi vardır. Öğrencilerin uğrak mekanı Son Durak Ve Turaç Cafe’dir. Eşsiz manzarası ve muazzam kampüsü yüzünden bu üniversitede büyük aşklar yaşayabilir, şiir yazabilir fakat ders çalışamazsınız.

 

13645094_827536424044680_3874229197574877329_n

Haritada Adana’nın yerini gösteremeyen cahiller tarafından Adana’da deniz mi var olgusu yaratılmıştır. Adana’nın Akdeniz’de olduğunu bilmeyenlerin bu sanrısı Adana’yı çorak bir şehir gibi yansıtır. Oysa bereketli topraklar üzerindeki Adana’nın şehre 45-50 dk uzaklıkta Karataş ve Yumurtalık olmak üzere denize açılan 2 ilçesi vardır. Karataş’a göre Yumurtalık’ın plajı daha caziptir. Doğu Akdeniz’in ilk mavi bayraklı deniz’i Adana’nın son noktasıdır. Karataş, halkın doğayı hor kullanması ve temizlik konusunda duyarsızlıkları nedeniyle Yumurtalık’a göre daha az tercih edilir. Adana halkı hafta sonları günübirlik kültürüyle mangalını arabasına atıp kumsallara koşar. Fakat şehrin duyarsız yöneticileri bu coğrafyalara gerekli önemi gösterememesi yüzünden gelişimi hayli yavaştır ve sırf bu yüzden Adana insanı yaz aylarında Mersin sahillerini tercih edip, tatillerinin büyük bir kısmını Mersin’in Erdemli ve Tömük gibi ilçelerinde geçirir.

 

13716058_823565234441799_6936271460080483146_n

Adana’da kış Türkiye’nin diğer şehirlerine göre ferah geçer.  Tek çubuk elektrik sobası ile bütün mevsimi geçirebilirsiniz. Kar yağmaz, en son 90ların başında görülen doğa olayı Adanalıların heyecanla beklediği mucizevi bir heyecandır. Hava muhalefetleri nedeniyle okulların tatil olmadığı tek şehirdir Adana. Bu kentte kış mevsimi evlerde geçer.  ”gitme gardaşım bizde kalırık” lafı en çok bu şehire yakışır. Harbi dostluklar Adana’da kurulur..” Havalar soğudu galan sucuğu kapın Pozantı Tekire akın! denilip soğuğu fırsata çeviren Adanalılar her mevsimde olduğu gibi kışı da yemek ziyafetine dönüştürür. Tüm ülke sert kış şartlarından bitap düşmüşken Adana sokakları tişörtle gezen insanlarla doludur.  Adanalılar kış gelince, yağmuru görünce şımarır. Soğudun aşırısına gelemez, iki büklüm yorganın altında oturur. 48 derecede doğan birisine eksilerde yaşamak zulüm gibidir. Sırf bu yüzden bir Adanalı şehir dışına çıkınca en çok hava muhalefetine uyum sağlayamaz. Sarı sıcak şehrin insanları kışı da ılık bir hava da geçirdiği ve iklimin dengesiz olmasından ötürü kendine özgü tuhaf kombinler geliştirebilir. Öyle ki 1 saat içerisinde güneşin açması, yağmurun bastırması, rüzgarın şiddetlenmesi ve yeniden havanın açmasıyla bir çok farklı hava seçeneğine şahit olan Adanalılar tuhaflıklarını bu dengesiz hava şartlarına borçludur.

13938601_833131356818520_5317860316674681268_n

Adana’nın boğaz köprüsü Çatalan’da şehrin büyük miktarda su ihtiyacı karşılanır. Bu yüzden uzun yıllardan beri Adana’da sorunu yoktur, çeşmeden Çatalan suyu akar ve İstanbul’daki gibi sağlıksız çeşme sularından çok daha lezzetlidir. Çatalan içme suyu projesi kapsamında yapılan köprünün asıl amacı su borularının geçişini sağlamaktır. 101960345

Gıda olarak Türkiye’deki en ucuz ve çok çeşitli memlekettir. Şehrin bereketli toprakları üzerinde yetişen bin bir çeşit sebze ve meyve Adana halkının yaz kış bol miktarda ekonomik bir fiyatla sofralarına taşır. Metropol şehirlerde tek tek satılan domates, portakal, mandalina gibi bir narenciye Adanalının mutfağında kilo kilo eksik olmaz. Karpuz da kilo ile değil, tane ile satılır ADANA’da. Hele bir de ucuz bulursan yüklersin arabana. Alüvyonların getirdiği verimli toprakları, dümdüz bir ovayı andıran coğrafyası, mevsimlerinin elverişliği ile senelerdir bir cazibe merkezi olan, ülkenin en verimli ovalarından Çukurova’da buğday, ayçiçeği, zeytin, nar, mısır, narenciye (portakal, turunç, mandalina ve limon), muz, kivi, baklagiller, şekerkamışı, patates, domates, biber, marul, lahana, soğan, pirinç, soya, pamuk, üzüm, yerfıstığı, bakla, börülce, fasulye, hıyar, badem, karpuz, kavun, yenidünya gibi birçok ürün üretilmektedir.

 

Adsız

Adana tarihi bakımdan çok zengin bir geçmişe sahiptir. Adana’da geçmişten günümüze birçok kaleler, camiler, kiliseler, ören yerleri, antik kentleri ve daha birçok tarihi yapılar mevcut. Her ne kadar kıymeti bilinip hak ettiği estetik dokunuşlardan uzak, kaderine terk edilmiş bir görüntüde olsa da Adana eşsiz bir coğrafyadır.  Seyhan Gölünün eşsiz doğasıyla huzuru damarlarınızda hissedeceğiniz Menderes Adası, Dilberler Sekisi, Çatalan, Rüzgarlı Tepe, Çoban Dede, eski tarihi dokusunu koruyan Tepebağ, Pozantı Dağlıcak, Toros dağlarının eteklerinde bulunan Tekir, Sedir, çam, köknar, ardıç ağaçları bulunan ve ayrıca meyve bahçelerinin de yer aldığı Aladağ gibi bir çok yerde şehrin stresinden uzak doğa ile iç iç bir yaşamla metropolün o monotonlaştıran yaşamından sıyrılıp kafanızı boşaltabilirsiniz. Üstelik bu yerlere ulaşım da sandığınızdan kolay ve ucuz ulaşım imkanlarıyla sağlanır.

CZHPZyfU8AA1YsL

Adana, trafik kurallarının iplenmediği bir şehirdir. Çünkü Adanalılar her fırsatta sohbet ve muhabbet edebilir, seyir halindeyken elini veya ayağını arabanın camına atarak aynı anda vites atıp, arkadaşıyla muhabbet edip, karşısındaki şoföre atarlanabilirler. Şehrin alt yapısı halk tarafından yıllardır eleştriliyor olmasına bir türlü çözüme kavuşamamış olup aşırı yağmurun olduğu zamanlarda yapan denizler meydana gelir. Buna rağmen yoğun bir trafik akışı göremezsiniz. Trafiği mesai saatleri dışında çok aşırı sıkışık değildir kritik noktalar dışında. Ulaşım kolaydır, dolmuş otobüsü boldur. 30 dakika içerisinde Adana’nın en uzak yerine gidebilir, arabanızla caddelerde kanser olmadan seyahat edebilirsiniz.  Özellikle en çok tercih edilen Balcalı otobüsü ve bunun yanında İtimat, Topel, 8/A gibi halk otobüslerinin yanında şehrin bir çok yerini görme fırsatınıza sahip olacağınız 7/C ile bir seferi gibi Adana’da uzun bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İnsanların sabırsız olmalarından dolayı sarı yanmadan kornaya basılır, sıcaktan ve Adana’nın kanı hızlı akan yapısından dolayı agresiflik hat safhadadır ve bu yüzden trafikte umulmadık tartışmalara şahit olabilirsiniz. Trafik ışıkları kafasına göre yanar söner. Geri vitese Adana’da anarya denir. Metrosunun bile üstten gittiği Adana’da geri vites kentin kültürüne aykırıdır. Trafik polisinin pert olan arabasını bir anda çekicinin üzerinde görebilirsiniz. Bir işte terslik varsa orası Adana’dır.

13051729_775839909214332_766405688302297244_n (1)

Bilindiği gibi Adana’nın yazları çekilir dert değildir. Şehrin ne kadar sıcak olduğunu meteoroloji müdürlüğünün tabelasının aşırı güneş yemekten okunamaz hale geldiğini gördüğünüzde anlayacaksınızdır. Sırf bu yüzden yaz ayında sıcaklıkların 65 derecelere çıkması akşam 7’ye kadar Adana’nın hayalet şehre dönmesine neden olur.   Adana’nın güneşten kopan bir gezegen olduğu, başka bir dünyanın cehennemi olabileceği, Adana’da 22 tane güneş sisteminin olduğu rivayetler arasındadır. Bu yüzden Adanalılar yaz aylarında sulama kanallarına kendini atarak bicibici yiyerek serinlerken, orta seviyeli aileler Mersindeki yazlıklara, Tekir’deki yaylalara kaçarak yazı nadasa bırakarak geçirirler. Klima Adana insanı için hayatımızdaki insanların %70’inden daha faydalı ve olmazsa olmaz bir unsurdur. Yazları Adanalılar klima ile ciddi düşünüp yaşamlarının büyük bir kısmını altında pinekleyerek geçirir.

13882411_831395933658729_5636244196623753594_n

İnsanı delikanlıdır, eğlencelidir, oriijinaldir, yeri gelince romantik psikopattır, manyaktır, gülmekten çatlatandır, hayret bırakandır, candır, ciğerdir. Her orta yaşlı erkeğe “dai” denir. Kardeş denmez, gardaş denir, kirve denir. Napıosun, naber denmez nabün denir. Esnafından öğrencisine, yaşlısından gencine, halkından belediyesine kadar renkli insanlardır. Adana insanı rahattır, çözüm odaklıdır, krizi fırsata çevirebilir, monotonluğu reddeder, olaylara dair müthiş bakış açıları geliştirir. İnsanların samimiyeti şehre bambaşka bir imaj katmış, geçen zaman içerisinde Adana’yı ülke sınırlarına taşıyan bir şehir haline getirmiştir. Sırf bu yüzden şehir dışında sıradan, keyifsiz bir hayat süren Türkiye halkı Adanalıların bu rahatlığını hayretle izleyip, bu şehrin nasıl bu denli eğlenceli bir coğrafya olduğunu merak edip, bir gün de olsa Adana’da yaşama merakı içerisinde olurlar. Adana’yı Adana yapan da yapmacıksız, gösterişten uzak, herkesin kurallara ve klişelere teslim olduğu bu yüzyılda monotonluğu reddeden aykırı kafa yapısıdır. Bu şehirde insanlar sanki dünyada Adana’dan başka ülke yokmuşcasına yaşayıp, cenneti kendi şehirleri gibi belleyip, acıyı ve yaşamın zorluğunu takmadan, gökdelenlerin kirlettiği metropollere hayranlık duymadan kendi doğdukları toprakları kutsal bilirler. Hiç kuşkusuz Adana insanı ” Allah’ın adamı ” sıfatından anlaşılacağı üzere özel güçleri olan , sahip oldukları karakteristik yapılarından ötürü Adanalılıklarıyla övünen doğa üstü varlıklardır. Fotoğrafta gördüğünüz dayının da ” lanet olası fedaraller ” dercesine oturuşu Adana insanının ne kadar hayat dolu olduğunu anlamınıza yardımcı olabilecek küçük bir detay;

13775626_821512281313761_2418923055167364430_n

Mert ve cesur olarak bilinen Adanalıların Kurtuluş savaşını filizlendiren kahramanlıkları ülkenin kurtuluşu adına cesaret vermiş, anadolunun diğer illerine yayılan bu kıvılcımla Türk halkı düşman karşısındaki başarılarıyla yedi dübele nam salarak özgürlüğünü kazanmıştır. Diğer bir detay olarak İçerisinde 914 kahraman Adanalının yattığı ” Adana Bayırı “Çanakkale’de il ismi ile anılan tek bölgedir. Sözün özü Mustafa Kemal Atatürk’de bu sözlerle Adana’nın Türkiye için ne kadar önemli bir kent olduğunu gözler önüne sermiştir.

13902691_837294316402224_1119958433268021246_n

Adana insanının gözü karalığı, fevriliği, gereksiz agresifliği kimi zaman ciddiyetin sınırlarını aşıp büyük bir güldürü malzemesi teşkil eder. Adana, televizyon kanallarına göre ülkenin haber repertuarıdır. Her gün bambaşka bir hayret uyandırıcı olayla adeta televizyon kanallarının ekmek çıkarması için durmaksızın çalışır. Adana olmasa televizyonlar çizgi film, pembe dizi gösterir. Üzücü olan da; Adana’yı film seti gibi yansıtan kanalların şehirde olan güzel detayları haber değeri taşımadığı için ekrana taşımaması ki, bu son dönemlerde Show tv’nin Adana’yı karalayıcı haberlerini yoğunlaştırmasıyla rahatsızlık verecek hale gelmiştir. Tabi ki Adana insanı bu durum karşısında da kayıtsız kalmamış, birbirinden yaratıcı paylaşımlarıyla kanala göz dağı vermişlerdir. Öyle ki Adanalılar şehrini kutsalı olarak gördüğü için en ufak bir karalama olayına karşı tepkisini koyarak şehrini lekeleyen ön yargı budalalarına karşı dik durmayı bilmişlerdir. Siz siz olun bir Adanalının yanında sakın Adana’yı karalamayın. Ne kadar samimi olsanız da beklenenten öte bir tepkiyle karşılaşıp, karşınızda bir anda gözü kararan bir insanı görmenizle beraber bunun ne kadar yanlış bir davranış olabileceğini anlayabilirsiniz.

13932745_830076737123982_594869028038523848_n (1)

Dünya bir mutfaksa başkenti Adana olurdu. Birbirinden lezzetli yiyecekleri, ünü ülke sınırlarını aşan yemekleriyle Adana zengin bir mutfağa sahiptir. Günün her saatinde yiyecek bir şey bulabilir, Adana’da asla aç kalmazsınız. Üstelik bütçenize göre farklı yiyecek seçenekleri bulunur. Tonlarca paraya yediğiniz salata masanıza ikram olarak gelir bu şehirde. Gündüzünden geceye kadar sayısız yiyecek fırsatlarıyla, yemeği sıradan bir ihtiyaç değil bir yaşam tarzı olarak görür Adanalılar. Sabahın 5’inde uykular ciğer yemek için bölünür. Gecenin köründe sokaklara Şırdan için düşülür. Tavası, güveci, içli köftesi, sıkması ve daha bir çok kendine has yiyecekleriyle Adana lezzet abidesidir. Metropolda sınırsız imkanlarla, monoton beslenme alışkanlıklarından öteye gidememiş insanlar Adana yemekleriyle tanışınca bu zamana kadar boş yaşadıklarını fark ederler. Adana’nın yol üstü tablacılarında yediğiniz Kebabın tadını istanbul’un en lüks restoranlarında bulamazsınız. Tatlısı da meşhurdur Adana’nın. Üstelik bütün bu yiyeceklerin bir çoğu sokak üstüne kurulan tablalarla, esnafın ve halkın içiçe olduğu samimi bir ortamda tadarsınız. Şüphesiz yemek kültürünün üst düzeyde olduğu bu şehir göbekli seksi erkeklerin cennetidir ve diyet yapabilmek neredeyse imkansızdır. Siz siz olun, eğer yolunuz Adana’ya düşerse çok kasmadan kendinizi müthiş yemeklerin kucağına bırakıp, tabularınızı yıkarak anın tadını çıkarın. 11855660_668819536583037_6534924331506878992_n

Asla bitmesini istemeyeceğiniz yolculuklar Adana halk otobüslerinde başlar. Renkli muavinleri, şair ruhlu şoförleri, terelelli yolcularıyla basit bir ulaşım gereksinimiz bile eğlence şölenine dönüşür. Garip oyuncaklarla süslü, komikli duvar yazılarıyla bezenmiş bu otobüsler bambaşka bir ambiyansa sahiptir. Aniden gaza getiren müzikler açılıp, yolcukların tempo tuttuğu bir yer haline gelebilir, şoför ve muavinin yaran diyaloglarıyla dumur olabilirsiniz. Şehir dışında tıka basa, gerginliği hat safhada olduğu halk otobüslerinin aksine Adana’nın yolcu taşıtları bir tiyatro gösterisi gibidir. Otobüste yolcuların yanında kenarda duran bir mangal, vantilatör hatta bisiklet bile görebilir, bunu buraya nasıl soktular diye derin düşüncelere dalabilirsiniz. Adana’da her şey mümkündür.

 

13932752_833782406753415_2424557780078383599_n

Doğum günü, Sevgililer günü, yıl dönümü gibi özel günleri de Adanalılar kendine has sürprizlerle karşılar. Yaratıcılıkta sınır tanımayan Adanalılar, bir insanı mutlu etmenin en iyi yolunun parfüm, tişört gibi klişe eşyalardan değil mideden geçeceğine inanır, pastaya değil Şırdan’a, Kebaba mum dikerler

13925230_830129823785340_7673634076558272801_n

Şehrin duvar yazıları da memleket insanının ruhunu yansıtacak samimiyete sahiptir. Only love gibi şekilli şukullu kelimeler Adanalıları bozar, bu yüzden yüreğin derinliklerine dolambaçsız ve net bir dille süzülünür. Şehrin tinercisi bile şair olabilecek yetenekte derin adamlardır.

9_d

Hiç kuşkusuz Adana şivesi de bu kentin benzersiz unsurlarından olup Adanalıları anlamak adına keşfedilmesi gereken bir dil ve edebiyat şeklidir. Diğer yandan komşu şehirlere küfür ihraç edecek kadar gelişmiş küfür edebiyatı ve zengin varlığı ile tüm edebiyat içinde önemli bir yer tutar. Adanalıların ağız tembelliği ve kelimeleri söyleyişteki ahengi ancak bir dil kursuyla anlaşılır hale gelebilecektir. Adana’yı ve Adanalıları tanımadan önce şivelerini özümsemek gerekir. Adanalılar kendine has sözcükleriyle diyalogları kolaylaştırır hale getirmiş, mimiklerle süslenmiş olan bu dil çeşitliliği içerisinde konuşma dilinin sıkıcılığından kurtulmuşlardır. Adana şivesi şehrin yerli halkından günümüze dek gitgide zenginleşip, yozlaşmanın aksine gitgide vazgeçilmez bir kullanım şekline dönüşmüştür. Geçen zaman içerisinde Adana şivesi ile yapılan filmler, müzikler, bu dilinin ne kadar güçlü ve orijinal bir yapıda olduğunun en büyük göstergesi.

 

13902679_828643040600685_256695808410062028_n

Hayatı uçlarda yaşayan Adanalılar aşkı da zirvede yaşar. Adanalılar için aşk, sevdiğin için motor meslek lisesinde okuyup damar yolu açmayı öğrenebilmek, sevdiğin kızın okulunun duvarına kurşunla kalp yapmaktır. Sevmek göze alabilmektir, zorluklar karşısında pes etmek değil çıkış yolu bulabilmektir. Sevdiğin kişinin yüzündeki gülümsemeyi görmek adına her türlü tehlikeye eyvallah diyebilmektir. Adanalılar için aşk; öyle yapmacık bir gösterişle, karşılıklı çıkar gözeten, sadece güzel zaman geçirebileceğin bir partner arayışı değil tüm ilişkilerin ötesinde ancak hikayelerde ve romanlarda rastlayacağınız büyülü bir sarhoşluk halidir. Karakteri gibi aşkları da harbidir Adanalının. Ara vermeden koşulsuz ve yürekten sever Adanalı. Şart koşmaz. Araya esler vermez. Kusurlarıyla hatalarıyla ve Allah’ına kadar sever. Eğer bir Adanalıyı sevmemişseniz sakın aşktan bahsetmeyin.

12661947_740817629383227_176233921289645329_n

İçerisinden rengarenk festivaller geçen Adana’da geleneksel olarak her yıl düzenlenen Altın Koza Film festivali Türkiye’nin Cannes film Festivalidir adeta. Türk Film Arşivi’nin katkılarını da yanına alan Altın Koza Film Festivali, o tarihten bu yana her yıl zenginleşen içeriği ile sadece Çukurova Bölgesi’nin değil, ülkemizin en önemli kültür – sanat etkinliklerinden biridir. Bunun yanında kış aylarında düzenlenen “Dünya rakı festivali” de son dönemlerde gelen tepkiler yüzünden “Kebap-Şalgam festivali” ne dönüşmüş, Adana’nın tarihi mekanlarından olan Büyük saat civarında düzenlenen bu halk festivalinde binlerce kol kola, sokaklara kurulan masalarla davul ve zurna eşliğinde eğlenerek kent kültürünü dibine kadar yaşamışlardır. Kebap Şalgam festivali yapan bir şehir sevilmez mi ! Son olarak Portakal Çiçeği Festivali de Adana’yı bir dünya markası yapan Türkiye’nin ilk ve tek sokak festivalidir. Nisan geldiğinde Adana’nın kendine has parfümü olan portakal çiçekleri açarken buram buram kokan sokaklar hafif sarhoşluk etkisi yaratır. Adanalılar nisanda özgürlük dahil her şeyi unutup karnavalla bütünleşir. Portakal Çiçeği festivali. Adana’nın lale devri denilebilir. Birbirinden güzel etkinliklerle, Türkiye’nin bir çok yerinden akın edildiği bu festivalde halk ünlülerin katıldığı kortejle renkli görüntüler yaşayıp, konser ve etkinliklerle bütün yılın stresini evcilleştirir. Adana’ya gelmek isterseniz bu muazzam festivallerin en azından birine denk gelmeye çalışın derim, emin ol hafızanıza kazınacak muazzam görüntülere tanıklık edip, unutulmayacak hatıralar biriktireceksiniz.

son

 

 

Written by Admin Gardaş

Kardan adam yapmayı ve kar tapu oynamayı bilmeyen Allahına kadar Adanalı bir cülük

1 Yorum

Yorum Yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir