Türkiye’nin en yaşanabilir şehri ” Adana’da Öğrenci Olmak “

Türkiye’nin en yaşanabilir şehri Adana’da öğrenciysen gerisini koyver gitsin

Yazıyı Paylaş

Adana’yı görmeden, bir Adanalı sevmeden, Adana’da Kebap yemeden ölmeyin ” demiş güzel abimiz. Öyle ki memleketin adrenalin dinamosu Adana gibi şehri dünyayı gezsen bulamazsın. Yolu Adana’dan geçen herhangi biri bu şehrin havasını solumuş, suyundan içmiş, mutfağından tatmışsa Adanayı ve Adana’ya dair hatırladıklarını unutması mümkün değildir. Bir çoğunun yaşayamam diye ayak bastığı Adana ” başka şehirde yaşayamam ” dediği tutku dolu bir şehir haline gelir. Her Türk’ün 2. memleketidir Adana. Yiyeceği millidir, içeceği millidir, şahsına münhasır kültürü her Türk vatandaşının kendine bir parça bulabileceği cinstendir.

1

Adana’da öğrenci olmak; her şeyden önce Çukurova Üniversitesi gibi muazzam bir üniversitede karpostalları andıran bu manzarada öğrenciliğin tadını çıkarmaktır. Türkiye’de sayılı üniversite bu kadar güzel bir kampüse sahiptir. Hava almaya, arkadaşlarla buluşmaya, kafa dinlemeye veya gezmeye kampüse gider Adana öğrencisi. Çünkü görebileceğiniz en muhteşem manzaralı, en güzel kampüslerden biridir Çukurova’nın kampüsü.

3

Adana’da öğrenciysen, Adanayı bilmeyen insanların sana sanki savaşın ortasında yaşıyormuşsun gibi dehşetle yaklaşmasına alışkın bir hayat sürdürürsün. Bir çoğunun şaşırdığı sana normal gelir, onların imkansız dediği şeyler senin hayat standartların olmuştur bile. Monoton şehirlerin kalıplaşmış yaşantılarının ötesinde renkli ve kimine göre büyülü bir şehirdir Adana.

4

Kolaydır Adana’da yaşamak, azıcık öğrenim kredisiyle bile paşalar gibi öğrencilik hayatı sürersin. Adana’da her şey bütçene göredir, yemeğe, ulaşıma, giyime tonlarca para harcamazsın. Esnafı da şoförü de bakkal amcası da merhametlidir. Halden anlar. İstanbulda 50 kuruşun yetişmediği için ne diyeceğim diye çekinirken Adana’da cüzdanını evde unuttuğunda şoföre ücret uzatamazsan, canın sağolsun denir, hatta bir ihtiyacın var mı diye sorulur. Bakkalda gözünün kaldığı çikolata ” benden olsun ” diye uzatılır. Çorba almaya girdiğin büfe sahibi, öğrenci olduğunu öğrenince bir paket makarna uzatır sana, sanki çorba’nın Adana’ya özgü promosyonu kisvesi altında, mahçup etmeden. Biri damda mangal yaparken yan taraftaki öğrenciler tencere tava yemek yapıyorsa
Adanalının içi rahat etmez boğazından kısıp onlarla paylaşır.

1

Şehir dışında tonlarca paraya yediğiniz salatanın 5 çeşidi  ” ikramımızdır ” diye masaya gelir. Çay ve suyu da ” müessesemizin ikramı ” diye masana iliştirirler. İlk önce sofranın zenginliğini görünce gözlerin parıldar ama bu bu hesabın altından nasıl kalkacağım diye düşünsen de, kasada beklediğinin çok altında bir fiyatı görünce cennet gibi bir şehirde yaşadığını anlarsın.

1
Yıllarca Adliye haberleriyle ün yapmış saykodelik bir şehirdir Adana! Oysa içine girip yaşadıktan sonra o televizyonların psikopat gibi yansıttığı insanların aslında pambık gibi kalplerinin olduğunu anlayacaksındır. Sokakta kavga eden 2 adamın bir anda birleşip 3.kişiye dalabilildiğini, ardından hiçbir şey olmamış gibi bu 3 kişi muhabbetlerine devam ederek  “kardeş bir şeyin varsa hastaneye götürelim mi?” diye bile sorduklarını görünce, şaşkın şaşkın etrafı izlerken, çevredekilerin yüzündeki ” sıradan bir Adana günü ” ifadesiyle kavganın da, yardımın da aşırısına bu şehirde şahit olacaksın.

1

Samimi ve içten olduğun sürece kimseyle bir derdin olmaz Adana’da. Adam olana kem gözle bakılmaz buralara, hatta kırk kat yabancı olsa da güç durumda kaldığını gördüğünde elinden gelen her şeyi yapar, çünkü metropollerin sahte kardeşliği değil havası kanına işlemiş insanların harbi gardaşlığını hissedersin Adana’da,  bir sigaranın bile öyle içten uzatılır ki, içmesen de yakmadan edemezsin. Adanalı için bir yemek aperatifi olarak ” Sokum yapmak ” gibi bir deyim vardır. Sofrasına misafir ettiğin insan ” doydum ” dediğinde ” sokum yapayım yolda yersin ” denir.

ADANA, kardeşliktir ,
“bize gidelim”dir ,
“bizde yiyelim”dir ,
“bizde kalalım”dır…
“Bende para var oğlum sen gel”dir..
Beraber dayak yiyip… …kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır..

1
Herhangi bir aile kavgasını; ancak özel harekât, çevik kuvvet, toma‘ların bastırabildiği bol aksiyonlu mahallerine şahit olunca bu durumun bir korunma şekli olduğunu anlayıp bu bol aksiyonlu şehirde yaşamanın tadını çıkarırsın. Ve şahit olduğun vukuatlı olayların 100 de 99’u Adanalı olmayıp Adana’ da yaşayan conolar yüzünden meydana geldiğini bilirsin.

adanada-bir-insaat-firmasi-tarafindan-reklam-panolarina-hosgeldin-004
Adana’da öğrencilik yaptıysan en az 30 kez bedeninin yarısı otobüsün dışında gitmişsindir fakülteye kadar. 10. seferden sonra bedenine vuran rüzgardan hasta olmadan keyif almanın taktiklerini öğrenirsin! Barajyolu Balcalı’nın turuncusunu gördükçe huzur bulur, her zaman oturacak bir yer bulmanın bir lüks olduğu gerçeğini zor da olsa anlarsın.  Otobüs muavinlerinin yolculara karşı samimiyetinden ilk anda dehşete düşülen ama zamanla alışılan yolculuklarla geçer günün. Her ne kadar son zamanlarda çıkan yasaların ardından ” muavin yok ” yazılarıyla karşılaşıp için burkulsa da, Adana’nın otobüs muavinleri, şehri yaşanabilir kılan, tez konusu bir garip insanlardır.

1

Adana bey’in çekilmez tek yanı sıcağıdır. Bim’den aldığınız ice tea’nın eve gidene kadar demleme çay olduğunu görünce cehennemin Adana’nın en yakınında olduğunu anlar, yerli halk gibi sıcağa karşı kendince yaratıcı çözüm önlemleri geliştirerek bunu bir zevk haline getirirsiniz. Termometlerin 68 dereceyi gösterdiği, insanların çaresizlikten güneşe ateş ettikleri kavurucu sıcaklarında ise bir komando gibi hayatta kalma becerileri edinirsin. Üzerine yapışan tişörte, cımcılık olmuş bedenine karşı dimdik ayakta durmayı öğrenirsin. Sıcağa karşı serinleme taktikleri geliştirirken herkes insan zekasının üstünlüğünü bir kez daha fark edip hayran kalır. Yaşınız geçmemişse kanala atlar, haftasonu Seyhan nehrinde mangala akar, günübirlikçiler furyasından olarak Karataş ve Yumurtalık’a kısa ziyaretler geliştirerek serinlersiniz. Sonra orada çekildiğiniz cillop gibi fotoğrafları arkadaşlarınıza göstererek Adana’nın Akdeniz’de olduğunu hatırlatarak bir köşede utanmasını sağlarsınız.

2
Adana’da yemek demek hayat demektir. Sadece biyolojik bir ihtiyaç değil başlı başına bir yaşam kültürüdür. Kebaptan tut İçli köfteye, bazlamadan, kelle paçaya, envai tatlı çeşitlerinden unlu mamüllere kadar dünya mutfağının başkentidir. Günün her saatinde yiyecek bir şey bulur, Adana’da asla aç kalmazsınız. Yemeğin yanında cola değil şalgam içmeyi öğrenirsiniz. Ve en güzel Kebabın salaş, en alelade, sokak üstündeki tablacılardan yeneceğini görünce sürprizlerle dolu bir şehirde olmanın tadını çıkartırsınız.  Adanalıların hayatını damak zevklerine göre şekillendirdiğini keşfeder, midesinin peşinden koştururken yaşadığı maceralarla anılarına yeni bir yaşanmış daha kazırsın.

1

Yaz akşamları; Menderes’te bici yenerek, Çatalan’da boğma içerek unutulmaz bir hal alır. Öyle ki Adanalının terapi merkezidir Menderes. Bir dostun canı sıkkınsa bütün tayfa toplanır, efkar dağıtılır, mutlu bir haber alınmışsa yine hep beraberce Menderes’te kutlanır. Kış gecesi ise yine aynı yerde, üşüye üşüye salep içmeye gidilir! Pazar günleri mangal günü, kutsal cumartesi akşamları ise Menderes’te salepi içersin.

+ Bakale bir Menderes yapmayak mı ?
– Gardaş param yok.
+ Boşver paraya, para puşta yakışır, gel sen bende var gardaş

2
Adana’da içiyorsan, gece alkolden sonra Şırdan denen leziz yiyecekle tanışırsın ki, ilk anda her ne kadar dehşete düşsen de eğer ki ağzının tadını biliyorsan bir daha vazgeçemezsin! Güzelliğin dış değil iç görüşünüşte olduğunu tekrar tekrar anlarsın. Bilmeyenlerin “ııyykk, ööyyğğ” seslerini duymazsın, o ilk ısırığı aldıktan sonra ve gözlerinin içine baka baka ağzından ipini çekerek zevkin dibine vurmanın heyecanını yaşamayı öğrenirsin

2
Polisinin megafondan her türlü muhabbeti yaptığı tek şehirdir belki de! Birbirlerine laf atar, dalga geçer, sizle resmen megafondan sohbet eder Adana polisi! Devriye attığı gecelerde zulada içen gençlerin yanına yanaşıp ” afiyet olsun gençler ” der.

3

Mert şehirdir Adana, en entel erkeği bile yeri gelince külhanbeye dönüşebilir. Kadınların bile delikanlı olduğu yegane memlekettir. Bir kadın hem güzel ,hem delikanlı, hem de şoför olur mu ?
Adanalıysa olur gülüsü..Belediye otobüslerinde bayan şoförler görünce ilk önce şaşırır, sonra ne kadar yakıştığını fark eder keyifle yolculuk yaparsın.

2
Adana’da yaşıyorsanız “6 buçuk durak” gibi tuhaf terimlerin ne kadar doğal olduğunu öğrenirsin. O buçuklu durakları, akşamları yürüyüşe çıktığın Sular’ı, Kasım Gülek yokuşunu, hastaneler kavşağını, dönercide yediğin dürümü unutamazsın. Adana’da öğrenci olmak; kış aylarında üşümek nedir bilmemektir. Kışın memleket soğuğa teslim olmuşken, yarım kollu tişörtünle şehrin tadını çıkarmaktır. Yaz ayında tişörtlerin buzluktan çıkarılıp giyildiği memlekettir Adana! Ve sıcak yaz günlerinde çoluk çocuk donla kanalda yüzenlerin yanından şaşırmadan geçebilmektir! Islak donların yapıştığı popolara açık ağızla bakakalmayanların şehridir!

2
Adana’da öğrenciyseniz, sosyeteye karışmak Ziyapaşa’da Özal’da  kahve içmektir, alışveriş yapmak ise Amerikan Pazarı’ndan kaçak dexter, lacoste almak..Arkadaşlarına çikolata kokuyor mu ? diye sorup karizma yapmaktır. Dexter Adana’da yetişen nemi ve sıcağı seven bir ayakkabı türüdür. Amerikan pazarı ve mısır çarşısı’nda merdiven alti imalatları hala devam etmektedir… Perakende fiyati 75 ten acılır, sıkı pazarlık sonunda 25 tl’ye bırakılır.

1
Adana’da her bir köşeden fırlayan paşa isimlerine alışırsınız, ortalık paşadan geçilmez! Gazipaşa, Ziyapaşa, Şakirpaşa..Gelmiş geçmiş siyasilerin isimleri verilmiştir hep en bilindik muhitlere.  Turgut Özal, Süleyman Demirel, Adnan Menderes, Kenan Evren, Alparslan Türkeş’ten oluşur dolaştığınız yerler. “Koymak” kelimesi yerine “katmak” kelimesinin kullanılması tuhaf gelse de alışırsınız çay katmaya(!) Çamaşır suyu yerine hipo demeye. “Ayakta ne dineliyon çöm kenara” sözüyle irkilsen de zamanla derinliğindeki samimiyeti kavrayıp Adanalılaşırsın sende şikayet etmeden. Adanalıların o sempatik şivesini alışır, anladın mı yerine ” ayükunnu” , evet yerine ” heyye ” birisine sesleneceğin zaman ” bakale ” demeye başlarsın. Adana’ya dair atarsözleri hayatını ve ilişkilerini kolaylaştırır. Tipini beğenmedin birine ” o ne lan öyle cono gibi ” diyerek durumu özetlersin. Seviş ölçütün ” Allahına gurban ” ken yeminin ” Allahını sever ” gibi sahici ve nettir. Only love gibi yapmacık söylemlerin ötesine Adanalının dili daha doğal ve samimidir.

1

En orijinal küfürlerin icat edildiği memlekettir Adana! Hatta “aminiüm ” kalıbı(!) bağlaç olarak kabul edilir ve bunu TDK’nın da kabul etmesi için yürüyüş düzenlendiği iddia edilir. Adana insanıının alfabesinde “K” harfi yoktur, “G” vardır. Mesela godumu oturtur. Ömrü hayatınızda gün yüzü görmemiş küfürleri ilk duyduğunuzda dumur olursunuz. Sonra Adana’nın küfürsüz yaşamaya müsait olmayan bir şehir olduğunu anlar, bunun bir samimiyetle alakalı olduğunu fark eder uyum sağlamaya başlarsınız. Adanalılar sevgisini de nefretini de küfürlerle ifade eder. Üstelik bunu öyle zengin kafiyeler, zeka dolu tamlamalarla yaparlar ki, bu küfürlü konuşmalara özne olmaktan delice bir zevk alırsınız. Ahmet Arif’in dediği gibi; Türkü söylemek, küfretmek Çukurova yiğidine mahsustur.

14089390_1603210499976029_1300399266_n
Adana’da geçen öğrencilik yıllarından sonra dilinize “nabiyün, sen bilün, ayükunnu, bakale” gibi kelimeler kazandırır bu şehir. Bir zaman sonra istemsizce kullandığınızı fark eder şaşırsınız.Muavinlerinin “Gazipaşa, Cemalpaşa, Sular, İstasyon, Atatürk caddesi, Gülbahçesi, Küçüksaat, Büyüksaat, Yağ Camii, Altıkat, Çaaarşıııı..” cümlesini bir kaç saniye içinde söyleyebildiği Küçüksaat, Büyüksaat, Saydam Caddesi.. hepsi totalde ÇARŞI’dır artık ayrı gayrısı yoktur! Seyhan ve Yüreğir ortasından geçen Seyhan Nehri ile beraber iki yakaya ayrılır. İçinden nehirler geçen şehirler güzeldir der şair.

1

Sabahın köründe ciğerle kahvaltı yapmanın insani kabul edildiği şehirdir. Kuşluk vaktinde ciğere, gecenin kör şafağında Şırdan’a çağırılırsın ve hiç kimse bu durumu  tuhaf karşılamaz.Bu yüzden göbeklidir Adana erkeği, kalçası geniştir Adana hatunlarının. Sıfır bedene papuç bırakmayan harbi memlekettir! Ayın 7’sinde kredilerin çekilip bütün Kebapçıların, Şırdancıların öğrenci yuvasına dönüştüğü memleket olur Adana. 7’sini 8’e bağlayan gece sabırsız öğrenciler ” Şırdan etkisi ” ile sokaklara düşüp, kaldırım üstündeki tablacılarda koyu muhabbetlerle beraber kimyon kokuları eşliğinde günün ilk saatlerini karşılar.

2
Her türlü yol tarifini Duygu Kafe’den, İller Bankası’ndan başlayarak anlatmayı öğrenir insan. Ya Duygu cafe’ye varmadan, ya Duygu cafe’yi geçincedir adres tarifleri. Ve hatta Duygu Kafe’den 1 km sonra diye bile anlatılabilir özal’daki bir yer.. Adana’da okuyan öğrenci karşıdan karşıya geçmek için yaya geçidi kullanmaz, ışık beklemez! Kendini arabanın önüne atarak karşıya geçer ve demirlerin üzerinden atlar! Trafik kurallarını kendince çizmiştir Adanalılar. Zaten trafik ışıklarının da kafası güzeldir.

2
Adana’da yaşıyorsan metronun yerin altından değil de üzerinden gitmesi hiç de komik değildir! Adana’da kırmızı ışık beklerken vitesi boşa almamayı öğrenir insanoğlu. Çünkü sarı yandığında siz birinci vitese geçene kadar bütün kornalar size küfrede küfrede inletir ortalığı! Geri vitese anarya denir buralarda. Metrosu bile üstten giden şehre geri vites demek icap etmez.
1
Adana öğrencisi için en süper market Groseri’dir ve nasıl bilmez ki bunu bilmeyen! Şaşırtıcıdır!
Sabancı’nın inşa ettikleriyle dolduğu için adının bir gün Adana-sa olarak değişmesi durumuna şaşırmaz, onay verirsiniz. Ve Adana’da öğrenci olduysan artık Adanalısındır, Allah’ın adamısındır! Kopamazsın bu plakası gibi 1 numaralı memleketten!” Bu şehirden kolay kolay gidemezsin. Aklın kalır.. Anıların kalır.. Sevdiğin kalır.. Ailen gardaşın kalır..Yarım kalırsın..

Sıkılırsan o şehirden çık gel Adana’ya Bu şehir gidenleri unutmaz!

Written by Admin Gardaş

Kardan adam yapmayı ve kar tapu oynamayı bilmeyen Allahına kadar Adanalı bir cülük

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir