Türkiye’de ” deli ” diye alay edilip Abd’nin ” dahi ” dediği Adanalı mucit: İrfan Mavruk

ABD’nin üzerine titreyip hakkında özel kanun çıkardığı Adanalı mucit keşfedilmeden öldü

Yazıyı Paylaş

Havasından suyundan mıdır bilinmez, Adana insanı delilikle dahilik arasındaki bir çizgide yaşar. Hayal dünyası ve pratik zekası sıradan bir insanın çok üzerindedir. Ne var ki Adanalıların pırıl pırıl zekası sistemin körelttiği binlerce beyin arasında yok pahasına harcanır gider, hatta ” bunlar deli ” yahu denilip irdelenmez. “ Biz öyle bir milletiz ki akıllı kafaları yurt dışına ihraç eder akılsızları ise alıkoyar başımıza taç ederiz..” diye boşa söylememiş Ümit Yaşar Oğuzcan..

Bir şeyler yapmak isteyen her insanla dalga geçilip tiye alındığı ülkemizde İrfan Mavruk’la da epey dalga geçmişler. Yaratmaya, üretmeye çalışan insanlar bu topraklardan daima küstürülmüş, ötelenmiş. Menderes’in keşfedip ABD’ye yolladığı, radarsız roketin kaşifi olarak bilinen; fakat ülkesinde hak ettiği değeri göremeyen Adanalı İrfan Mavruk da, bu yozlaştırıcı politika yüzünden 2010 yılında, anlaşılamadan 69 yaşında vefat eden değerlerimizden kaçıncısı bilmiyoruz.

1960’larda İrfan Mavruk gibi dahiye deli deyip NASA’ya kaptırdık; roket biliminde çığır açtı, şimdi ise her bulduğumuz deliye dahi diyoruz!.

a

ALİM Mİ OLACAKSIN BAŞIMIZA!

Ortaokulda resim dersindeyken öğretmeni öğrencilerinden serbest bir resim yapmalarını ister.
İrfan Mavruk da içinde güneş, ay ve gezegenler bulunan bir uzay resmi yapar. Resmi gören öğretmeni; ” “hayırdır irfan bu resim ne böyle? alim mi olacaksın başımıza.” der küçümser bir tavırla. Sonra irfan alim olur. hocasından aldığı yetersiz eğitime rağmen hocasının ufkunun ötesine geçer ve yurt dışına çıkarak Nuri Demirağ ile Vecihi Hürkuş ile aynı kaderi paylaşmaktan kurtulur.

Adının deliye çıkma hikayesi ise bir rivayete göre mahallesinde paso karpitten bomba yapıp patlatması yüzündenmiş. Öyle ya, bizim ülkenin insanı, hayal kurana uzaylı gibi bakar. Algılayamadığı, klişenin ötesinde işler yapan, akıl sınırlarını zorlayan insanları tehlike arz ettiğini düşünüp hemen ” deli ” yakıştırması yaparak dizginler. Başımıza icat çıkarma derler, böylelikle ondan kurtulduklarını düşünürler.

“AKLINDAN ZORU VAR” DENİLİP ALAY EDİLDİ AMERİKA’DA FÜZE UZMANI OLDU!

Vatan Gazetesi Ankara muhabirlerinden Sayın Erol Ülgen’in aracılığı ile bu toplantıya gelen Bay İrfan Mavruk, aralarında iki de doçent b lunan yirmiden fazla mühendis ve fizikçinin önünde ışık hızından daha yüksek bir hız elde etmek iddiası olmadığını beyan ile toplanan heyete, fırlattığı füzeleri ve elindeki yeni füze projesini izah etmiştir. Verilen izahattan anlaşıldığına göre bu genç, maalesef geniş fantezisi ile mevcut olmayan şeyleri vaki olmuş gibi göstermekte, hiç bir hesaba dayanmayan bir takım iddialar ileri sürmektedir. Muayyen bir ilmi müktesebata sahip olmaksızın bu mevzularda ve bu yaşta bir dahinin ye tişemiyeceği hakikati bir tarafa, İrfan Mavruk’un fırlattığını iddia et tiği sekiz bin küsur parçalı füzenin herparçasını çizmek ve imal etmek için bir gün çalışılsa sekiz bin parça için 20 seneden faza bir zamana ihtiyaç vardır ki, bu da 17 yaşındaki gencin daha doğmadan bu ise başlamış olmasını icabettirir.

1959 yılında  yayınlanan bir makalede Mavruk’un projeleri ile ilgili, “İrfan Mavruk’un elinde dolaştırdığı füze projesi meraklı bir çocuğun çizdiği karmaşık bir takım şekillerden ibaret olup, teknik bir makine resmi ile herhangi bir alakası yoktur. Verilen izahattan anlaşıldığına göre İrfan Mavruk, maalesef geniş fantezisi ile mevcut olmayan şeyleri olmuş gibi göstermekte ve hiç bir hesaba dayanmayan bir takım iddialar ileri sürmektedir” denilmiştir.

 

a

 

”Bunda Bir Fevkaledelik Var’

İrfan Mavruk bir gün okulda atom dersi işlenirken hayal ettiği projeyi öğretmenine uzun uzun anlatır ve bu çıkış  kendisine ABD’nin yolunu açar.  Öğretmeni İrfan’ın anlattıklarını ilginç, belki de deli saçması olarak gördüğü için idareye haber verir, konu valiye kadar gider. ABD mühendisleri Türkiye’ye gelir ve projeyi bir de İrfan Mavruk’tan dinlerler, o da mütevazilikle izah eder ‘Bunda bir fevkaladelik var’ derler. Memleketinde ” tavan delen irfan”  birdenbire Amerikalıların üzerine titrediği bir dahi olmuştur.

Olumsuz eleştirilere ve kimsenin kendine inanmasına aldırmadan, mücadelesini sürdüren İrfan Mavruk, aynı mahallede oturduğu dönemin Adana Milletvekili Suphi Baykam’ın aracılığı ile dönemin başbakanı Adnan Menderes ile tanıştı. Başbakan’a roket projelerini anlatarak ikna eden Mavruk, devlet desteği ile ABD’deki Columbia Üniversitesi’ne okuması için gönderildi. Eğitimini tamamladıktan sonra bazı silah fabrikalarında çalışan Mavruk, uzaydaki atom yükünü ölçen bir cihaz da geliştirdi.

irfan-mavruk-i546039

AMERİKA HAKKINDA ÖZEL KANUN ÇIKARDI!

Türkiye’de 16 Şubat 1965 tarihli bazı gazetelerde İrfan Mavruk’la ilgili geniş bir haber yer aldı. Dış kaynaklı olan, ‘Amerikalıların üstüne titrediği harika çocuk: İrfan Mavruk’, ‘Hakkında özel kanun çıktı, gizli polis de onu koruyor’ üst başlıkları altında, ‘25 yaşındaki bir Türk genci feza ilmine ışık tutuyor’ başlığıyla verilen haberde, ‘İrfan Mavruk tarafından yapılan ve radarsız olarak uzaya fırlatılan roket büyük bir başarı sağladı’ deniyor.

Nükleer merkezindeki başarılarının haricinde bazı silah fabrikalarında da çalışan Mavruk, uzaydaki atom yükünü ölçen bir cihaz geliştirdi. Özellikle yerden kumanda edilmeye gerek kalmayan roketler konusunda çalışan İrfan Mavruk 69 yaşında, 5 Ağustos 2010’da emeklilik günlerini yaşadığı New York’ta geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Mavruk, Adana‘da Ali Hocalı Köyü’ndeki mezarlıkta toprağa verildi. Öyle ya, bir Adanalı dünyanın en nadide şehirlerine de gitse, ruhu ve bedeni onu ölümü hissettiği ilk anda dönüp dolaştırıp kendi topraklarına getirir.

Maalesef hakkındaki efsanelerin hiçbiri doğrulanamıyor. Çok normal, zira hepsi İrfan’ın kafasının içinde keşfedilemeden toprağa karıştı. Kendi adına yasa çıktığı iddia ediliyor, yok ama öyle bir yasa. Nasa’da çalıştı deniliyor, Nasa’nın websitesinde tek satır yok. icat ettiğini iddia ettiği şeyin patenti yok. Kendisini Amerika’da nasıl iyi gizlemişse, google’da arayınca bir kaç siteden üstün körü bilgiden başka bir şey göremiyoruz. Bakın internette bu adam hakkında ölümü hariç tek bir haber yok, hatta ismi bile yok! Bunun tek anlamı olabilir o da çalışmalarının fazlasıyla gizli tutulduğu ve isminin bilinmemesinin sağlandığı. Kim bilir adamlara ne hizmetlerde bulundu. Hakkındaki tek bilgi Bronx’ta kendi adına açılmış bir şirketin 1995-2001 arasında çalıştığı ve kapandığı yönünde.

2

‘Harika Çocuk’ Artık Yaşamıyor ve ismi yaşatılmıyor!

Şimdiye kadar bu adamın adını duymamış olmak gerçekten utanç verici.Ne diye böyle değerlerimize sahip çıkıp kitaplarımızda yer vermiyoruz, gelecek nesillere taşıyamıyoruz, onlara ilham veremiyoruz ki ? Oysa ki Avrupa bilime hak ettiğince para harcıyor, yatırım yapıyor, olmayacak şeylere bile olur umuduyla bakıp ense karartmıyor. Biz ise direk lükse gidip,  saraylar yaptırıp her şeyin en pahalısını satın alıyoruz, bir çok şey gibi bilimi de ithal olarak getirtiyoruz.

Memurlar ve yasaklar ülkesinde aradığını bulamayıp, özgürlükler ülkesine kaptırdığımız deha: Adanalı İrfan Mavruk. Cok bilmişlerin söyledikleri “senden bir b.k olmaz” cumlesinin acı bir kanıtı sadece…Belki de ülkemizin eğitim sistemine bir format atmak lazım..Ezberci eğitim sisteminden, öğrencilerin yetenek ve becerilerine göre onları ilgi alanlarına göre yönlendirip, gelişimlerine katkı sağlamalı, içindeki o hep gerçekleştirmek istediği hayali köreltmemeliyiz. Oysa her türlü potansiyel var şu cennet vatanda. Kıymet bilip, sahiplenelim yeter ki. Alışılmışın dışında reaksiyon gösterenlere öcü gibi bakmayalım. Batıya hayranca bakıp onu kopyalamak yerine, doğuyu yaşayalım, batının farkında olalım.

İrfan Mavruk gibi yaşarken fark edip değerlendiremediğimiz kendi öz evlatlarımıza sahip çıkacağımız, kendi değerlerimize bir avrupalı kadar önem verdiğimiz günlere, ümitle..

Written by Admin Gardaş

Kardan adam yapmayı ve kar tapu oynamayı bilmeyen Allahına kadar Adanalı bir cülük

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir